Ara
  • Sinan Ayık

Youtube vs Instagram: Markaların pazarlama stratejileri nasıl değişiyor?

Eskiden markaların pazarlama kampanyalarının dönem dönem değiştiğine ama genel olarak bir strateji çevresinde şekillendiğine hep tanıklık etmişiz. Şuan da ise kullanıcı tercihlerinin çok hızlı ve sürekli olarak değişmesi markaların aktif olarak birden fazla pazarlama strateji üzerinde mesai harcamasına neden oluyor. Her platformun kendine özgü karakteristiğinden maksimumu çıkarabilmek için yapılan bu çalışmalar, markalar için artık bir tercihten daha çok bir zorunluluk haline geldi. Bugünkü yazımızda Instagram ve Youtube platformlarındaki farkları ve markaların bu farklara özel nasıl pazarlama kampanyası yaptıklarını ele alacağız.

Öncelikle her dijital pazarlama stratejisinin bir amacı vardır. Amaç daha fazla kitleye markanızı tanıtmak olabilir, daha fazla satış elde etmek olabilir ya da kendi web sitenize daha fazla trafik çekmek olabilir. Bu amaca uygun platformu kullanarak pazarlama yapmak sizi birçok maliyetten kurtaracaktır.

Youtube genel olarak daha fazla içerik odaklı olduğu için daha fazla yaratıcılık gerektiren karşılığında ise daha çok eğlence ve yoğunlaşma elde edilen bir mecra. Ancak bu eşsiz içeriği bulup planlanması zaman aldığı için bir rakibe karşı cevap verilecek hızlı bir kampanyada bu platformu kullanmak doğru değil. Aynı şekilde eğlence odaklı bir platform olduğu için lifestyle içeriklerin paylaşılması da doğru değil.

Instagram ise doğası gereği insanların gün içinde neler yaptıkları ve nasıl para harcadığı temalarının üzerinde olduğu için, eğlence içeriklerinden ziyade yaşam tarzı içeriklerin daha fazla ön planda olması gerekiyor. Instagramda kullanıcıların dikkatini çekip kullanıcının bir başka hikâyeye tek hareket ile geçmemesi için yalnızca birkaç saniyelik bir fırsatınız var. Bundan ötürü içeriğin, marka veya ürünle ilgili her türlü detayı vermesinden ziyade yalnızca dikkat çeken kısımları hızlı ve kolay anlaşılabilir şekilde paylaşmanız gerekiyor. Instagramdaki bu hız aynı zamanda instagramın’da en büyük zaaflarından biri. Örneğin bir marka herhangi bir influencerla anlaşma yaptığında ve influencer bu anlaşma gereği hikâyesinde markanın websitesine yönlendiren bir link paylaştığında bu hikâye yalnızca 24 saat ön planda duruyor ve daha sonra siliniyordu. Şuan da instagram bu zaafın önüne geçebilmek için hikâyeleri öne çıkarmayı ekledi. Böylece markaların linkleri uzun bir süre influencerların profilinde gözükebiliyor. Fakat kullanıcıların birden fazla markanın linkleri arasında kaybolması son derece olası. Youtube da ise video silinene kadar içerik kendine has ilk şekilde kaldığı için uzun ömürlü ve uzun vadede daha faydalı olduğu gözüküyor.


Müşterileri harekete geçirmek için yapılan pazarlama kampanyalarında (call to action), Instagram’ın, youtube’a göre daha başarılı olduğunu görüyoruz. Çünkü Youtube kitlesi bir ürünü almadan önce, o ürün ile ilgili detaylı araştırma yapıp, o ürünle ilgili videolar izleyip ondan sonra ürünü almayı tercih ediyor. Instagramda ise içeriklerin ve kampanyaların tüketim hızı daha fazla olduğu için müşterileri harekete geçirmeye yönelik kampanyalardan daha fazla verim alınıyor.

Maliyetlere bakıldığında Youtube, Instagram’a göre bir avantajı ortaya çıkıyor. Youtube’a vermiş olduğunuz bir reklamın ücretini ödemeniz için, reklamın en az 30 saniye izlenmesi gerekiyor. Instagram’da ise böyle bir durum söz konusu değil. Bu avantaj ile beraber genel hatlarıyla tıklama başına maliyetlere (CPC) baktığımızda her 1000 ziyarette Youtube’un Instagram’a göre daha ucuz olduğunu görüyoruz.


Buna rağmen Instagram’da belirlediğiniz kitleye reklamınızı göstermek Youtube’a göre ortalama %22 daha ucuz.


Sonuç olarak Youtube ve Instagram birbirinden farklı 2 platform olarak farklı güçlü ve eksik yönleri var. Bu sebeple büyük markalar her platform için platforma özel kampanyalar hazırlayarak rakiplerine göre fark yaratıp, 2 platformu birbirini tamamlayan şekilde kullanıyorlar.

11 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör